10 Mart 2017 Cuma

YAŞINI ALMIŞ MUDİLER

EGE CANSEN - MART 2017



Bir bankanın kendini “tasarruf bankası” (İngilizcesi savings bank) olarak konumlandırması “biz bir tasarruf bankasıyız” demekle olmaz. “Mudiler”, yani birikimini bir bankaya “tevdi” edenler her şeyden önce o bankaya itimat etmek (günümüz Türkçesiyle güven duymak) ister. Her ne kadar tasarruf mevduatı, belli kısıtlarla devlet güvencesi altında ise de, bu güvence tasarruf sahibini tam olarak tatmin etmez. Çünkü mudi, bankaya yatırdığı parayı, istediği zaman asık yüzle karşılaşmadan, müşkülata uğramadan ve cezalandırılmadan çekebileceğinden emin olmak ister. Zaman, onun için çok değerlidir. Özellikle yaşlı mudileri, aylar yıllar sonra Mevduat Sigortası’ndan parasını alacağını bilmek kesmez. Bankanın, mudi parasını çekmesin diye dolaylı veya dolaysız ona baskı uygulaması kadar tasarruf sahibini bankanın “güvenilirliğinden” kuşku duymaya iten başka bir şey olamaz. Çıkmayı zorlaştırmak, girmeyi de zorlaştırır

Bilindiği gibi 65 yaşını geçmiş kişilerin bazı işlemleri yapması için bir tıp kurumundan “aklı başında” raporu alması gerekiyor. Yine biliyoruz ki özellikle internet ve akıllı telefonlarla, yaşlıları kandırmak için türlü şeytanlıklar tertiplenmektedir. Maalesef bunların bir kısmı da başarılı olmaktadır. Batı ülkelerinde “yaşlı mudiler için özel bankacılık” usulleri geliştirilmeye başlanmış. Yaşlı insanlar en yakınları tarafından bile dolandırılmak tehlikesi altındalar. Onlar “bilgi teknolojisini” kullanırken zorlanıyor. Unutkanlıkları artıyor. Hata yapıyorlar. Ama bu mudiler bankalara en yüksek meblağlarda mevduat yatıran ve uzun süre bunu çekmeyen
kesimi teşkil ediyor. Bankaların, yaşını başını almış mudilerine en iyi hizmeti nasıl veririm, bunun için nasıl örgütlenmeliyim, personeli nasıl eğitmeliyim diye düşünmelerinin tam zamanıdır.
Mart 2017 Ekonomi Raporunun tamamına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder