16 Kasım 2016 Çarşamba

FEDAKÂR BANKACILIK

EGE CANSEN - KASIM 2016


Hükümet, ekonomiyi canlandırmak için TL faizlerinin inmesini istiyor. Bu talep “faiz aşağı-büyüme yukarı” ezberinden kaynaklanıyor. Eğer bu “mekanizma” gerçekten büyümeyi getirseydi, büyümesi uzun yıllardır duraklamış Japonya’nın eksi faizle yılda %10 büyümesi gerekirdi. Aynı analiz mantığı Avrupa Birliği ülkeleri ve hatta “müzmin durgunluk” (secular stagnation) illetine duçar tüm ekonomiler için kullanmak gerekir. Sonuç “faizi düşürünce ekonomiyi uçuran” otomatik bir portakal yoktur. Çünkü ekonomik süreçlerde “tek sebep-tek sonuç” doğurmaz. Her sonucun çok sebebi, her sebebin çok sonucu vardır...   .

Kaldı ki, Türkiye için TL faizleri ile büyüme arasındaki ilişki ters yönlüdür. Türkiye’de oyunun kuralı “yüksek faiz-düşük kur”dur. Türkiye’de ister kamuda ister özelde olsun, yatırımların fizibilite hesapları TL ile değil dövizle yapılır. Dolayısıyla yatırımcının iştahı TL faizine değil “kur farkı dâhil döviz faizine” bağlı olarak artar veya azalır. TL faizleri yüksek olunca dolar fazla kıpırdamaz. Yani döviz kurları enflasyondan daha az artar. Dolar kıpırdamazsa, yatırımcı iç piyasada çok tatlı kâr eder. Ġhracatta da kârlılık pek değişmez. Türk iş âlemi, özellikle bankalar “yüksek faiz düşük kur” sevdalısıdır. Tersi onları yakar. 

İş Bankası genel müdürü Adnan Bey, bankacıların fedakârlık (kârdan olsa gerek) etmesi gerekir demiş. Fedakârlık, burada TL kredi faizlerini düşürmek anlamına geliyor. Eğer şartlar onu gerektiriyorsa, faizler elbette düşürülmelidir. Ancak bu bir iktisadi işletmecilik kararıdır. Konu fedakârlık yapmak veya yapmamak değildir. Kredi faizlerinin düşürülmesi, mevduat faizlerinin de düşürülmesi sonucunu doğurur. Bu durumda ortada bir fedakârlık varsa bu, tasarruf sahipleri tarafından yapılacaktır. Bankacıdan kasıt banka genel müdürleri ise, Adnan Bey’in maaşını kendi kendine indirmesinden başka bir yol aklıma gelmiyor. O da devede kulak kılı bile olmaz. Bankacıların esas görevi mevduat sahiplerinin emanetine iyi bakmaktır. Bu da tasarrufu o da büyümeyi artırır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder