28 Temmuz 2016 Perşembe

Böylece en dibi de görmüş olduk!

TUĞRUL BELLİ - 21.07.2016

annedersem Türkiye vatandaşlarının büyük bir çoğunluğu yaşanan bu melun darbe girişimi sonrasında Türkiye’de demokratik bilincin ve toplumsal birlikteliğin artmış olduğu konusunda hem fikirdirler. Son bir haftada Cumhurbaşkanı, siyasi partiler, STK’lar, ve medyanın gerek kullandıkları dil, gerekse de yaklaşımlarının kırıcı partizanlıktan uzaklaşarak, daha yapıcı ve birleştirici bir noktaya gelmiş olduğu söylenebilir.

Buna karşılık, yabancı medyanın, özellikle Batı medyasının olaya yaklaşımı neredeyse taban tabana zıt. Sanki ortalıkta FETÖ isminde bir terör örgütü yokmuş ve bunlar kanlı bir darbe teşebbüsünde bulunmamışlar gibi, göz altına alınanların, kapatılan eğitim kurumlarının, ve işten çıkarılan kamu personelinin sayısının fazlalığından, ve genel olarak anti-demokratik uygulamaların artma ihtimalinden dem vuruyorlar. (Nitekim, S&P derecelendirme kuruluşunun Türkiye’nin notunu bir kademe daha düşürdüğü kararının da, bu söylemlerin etkisi altında kaldığı açık. S&P başarısız darbe girişiminin siyaset alanını daha da parçalı hale getireceği, işten çıkarmaların kamuda idari zaafiyet yaratacağı ve bu durumun yatırım, büyüme ve sermaye akımlarını negatif yönde etkileyeceği gibi tamamen yanlış bir iddia ve okumayla hareket ediyor.)...

21 Temmuz 2016 Perşembe

Darbe girişimi sonrası Türkiye ekonomisi

TUĞRUL BELLİ - 21.07.2016

Maalesef geçen hafta Türkiye elim ve kanlı bir darbe teşebbüsü ile karşı karşıya kaldı. (Teşebbüste bulunanlar için “gözü dönmüş caniler”- den başka bir sıfat aklıma gelmiyor doğrusu.) Olayın ekonomiye etkilerini kısa ve orta-uzun vade olarak 2 grupta ele almakta fayda var. 
Kısa vadede olağan piyasa tepkilerini (borsanın gerilemesi, tahvil faizlerinin artması ve TL’nin değer kaybı gibi) yaşadık ve bir süre daha yaşayacağız. Konjonktür olarak da bu girişimin zamanlamasının çok iyi olduğu söylenemez. ABD verilerinin iyi gelmesi ve küresel finans piyasalarının Brexit şokunu üstünden atmış görünmesiyle birlikte, Fed’in faiz artırımlarına kaldığı yerden devam edeceği beklentisi yeniden güçlendi. Hatta, Fed’den “iyi koku alması” ile bilinen gazeteci Jon Hilsenrath’ göre artırım sene sonundan önce (Eylül ayı gibi) bile gelebilir. Bu durumun bizim gibi gelişmekte olan ülkeler para birimleri üzerindeki baskıyı artıracağı herkesin malumu. (Nitekim TL’nin son günlerdeki değer kaybının bir kısmı Fed faiz beklentisinin kısmen satın alınmasından kaynaklanıyor).

14 Temmuz 2016 Perşembe

Brexit sonrası İngiltere

TUĞRUL BELLİ - 14.07.2016

Her ne kadar referandumun AB’den çıkış kararı ile sonuçlanmasının sonrasında İngiliz toplumunun önemli bir kesiminde bir pişmanlık duygusu hakim de olsa, görünen o ki bu karar şu ya da bu şekilde uygulamaya konulacak. Zaten finansal piyasaların da tepkisi bu yönde oldu.İngiliz sterlini dolara karşı tarihinin en hızlı düşüşlerinden birini yaşayarak 1.48 seviyesinden 1.3’e düştü. (Son 1-2 gündür ise 1.32’lere çıkan sterlin bir parça toparlamış gözüküyor.) Aynı dönemde 10 yıllık İngiliz tahvillerinin faizi ise yüzde 1.3’lerden yüzde 0.8’e kadar geriledi. (Mamafih, diğer gelişmiş ülkelerin tahvil getirilerindeki düşüş de hız kaybetmeden devam ediyor. Dün ilk defa 10 yıllık Alman tahvillerinin ihalesi de negatif faiz ile sonuçlandı. Diğer bir ifadeyle, bu tahvilleri satın alanlar 10 yıl sonra koydukları ana paradan daha azını almaya razı!)