8 Nisan 2016 Cuma

ÇOCUĞUN KULAĞINI TESTİ KIRILMADAN ÇEKMEK

EGE CANSEN - NİSAN 2016

Her atasözünde evrensel bir hikmet bulunmaz. Ama hepsinde yaşanmış kötü tecrübelerden çıkan bir ders vardır. Mesela, su getirmesi için eline testi verilip köy çeşmesine yollanan çocuk, dikkatsizlik sonucu testinin kırılmasına sebep olabilir. Türk atasözüne göre, bu kazayı önlemek için testi kırılmadan çocuğun kulağı çekilmelidir. (Atasözünün özgün halinde kullanılan fill “dövmek” tir. Ama ben kıyamadım) İktisatta, kötü bir şey olmadan, mesela enflasyon artmadan, onun olmasına engel olmak için alınan önlemlere “pre-emptive” (ihtiyati tedbir) deniyor...

Konumuz Amerikan Merkez Bankası (FED) in faizleri ne zaman arttırması gerektiğidir. 2000 yılbaşında TL’yi kur çapasına bağlayarak Türk ekonomisini krize sokan ve çapa tutmayınca 22 Şubat 2001 gecesi sabaha karşı çapanın ipini kesip krizin bitişini başlatan, o tarihlerde IMF’nin baş ekonomisti olan Profesör Stanley Fisher’dir. Bu hocaların hocası Samuelson klanından gelen ağır sıklet iktisatçı, şimdi FED’in başkan yardımcısıdır. Fisher, FED’in enflasyonun yükselmesini beklemeden faizi artırması gerekir demektedir. Son toplantıda sözünü geçiremedi. FED faiz artırmadı, ama Fisher ısrarından vazgeçmedi. Fisher “düşük işsizlik, ücret artışı; ücret artışı, fiyat artışı” yani enflasyon getirir demektedir. Amerika’nın halen % 5 dolayında gezinen işsizlik oranını faiz artırmak için yeterince düşük bulmaktadır. Bu kavrama “Enflasyona sebep olmayan işsizlik oranı” deniyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder