8 Nisan 2016 Cuma

PROBLEM TASARRUFLARIN DÜŞÜKLÜĞÜ MÜ, YATIRIMLARIN YETERSİZLİĞİ Mİ?

TUĞRUL BELLİ - NİSAN 2016

Son günlerde gene “Türkiye’de tasarruflar düşük, bu yüzden faizler yüksek” şeklinde bir söylem telaffuz edilmeye başlandı. Hatta bizzat Sn. Şimşek “Türkiye'nin en temel sorunu tasarrufların düşük olmasıdır. Tasarruflar bu kadar düşük olmasaydı faizler daha kolay düşerdi.” şeklinde bir beyanatta bulundu. Evet, Türkiye’de tasarruflar düşük. Bu bir gerçek. Bunun en net göstergesi de ülkenin toplam tasarruf açığının bir göstergesi olan cari açık oranı. Her ne kadar 2011 senesinde %10’lar mertebesine yaklaşarak neredeyse bir dünya rekoru kıran cari açığımız bugünlerde %4’lere gerilemiş olsa da, gene de oldukça yüksek bir açık oranına sahibiz...

ÇOCUĞUN KULAĞINI TESTİ KIRILMADAN ÇEKMEK

EGE CANSEN - NİSAN 2016

Her atasözünde evrensel bir hikmet bulunmaz. Ama hepsinde yaşanmış kötü tecrübelerden çıkan bir ders vardır. Mesela, su getirmesi için eline testi verilip köy çeşmesine yollanan çocuk, dikkatsizlik sonucu testinin kırılmasına sebep olabilir. Türk atasözüne göre, bu kazayı önlemek için testi kırılmadan çocuğun kulağı çekilmelidir. (Atasözünün özgün halinde kullanılan fill “dövmek” tir. Ama ben kıyamadım) İktisatta, kötü bir şey olmadan, mesela enflasyon artmadan, onun olmasına engel olmak için alınan önlemlere “pre-emptive” (ihtiyati tedbir) deniyor...