10 Mart 2016 Perşembe

DOLAR/DÖVİZ İLE BORÇLANMA

EGE CANSEN - MART 2016

Önce kısa bir hatırlatma yapayım. Paranın (para birimi demek daha doğru) dört işlevi vardır. Bunlar sırasıyla, “alışveriş aracı”, “ölçü/hesap birimi”, “tasarruf aracı” ve “uzun vadeli borçlanma aracı” olmaktır. Herhangi bir para (birimi) mesela TL, Dolar; Euro veya Ruble, bu işlevlerden dördünü birden yerine getiriyorsa, daha doğrusu insanlar o parayı bu dört işlevde kullanmakta tereddüt etmiyorsa, o paraya “döviz” veya İngilizcede “hard currency” denir. Bir ülkenin ulusal para birimi (mesela TL) kişiler, şirketler ve devlet tarafından uzun vadeli tasarruf veya borçlanma aracı olarak kullanılmıyorsa o paraya “yumuşak para” (soft currency) denir. En zayıf para birimi bile alışveriş aracı olarak kullanılır. Buna ek olarak kısa vadeli maliyet hesaplama ve fiyatlandırmada da kullanılabilir...

Bir ulusal ekonomide, ulusal paranın yerine getiremediği işlevleri yabancı sert paralar getirir. Bu kabil ülkeler kendiliğinden “çift para birimli” (dual currency) hale gelir. Paradan beklenen işlevlerin hepsi, ister ulusal ister yabancı olsun, bir para birimiyle mutlaka yerine getirilir. Çünkü “doğada boşluk olmaz” kuralı iktisatta da geçerlidir. Yabancı paranın fiyatının arz talebe göre oluşması veya ülke içine giriş çıkışı ne kadar engellenirse, ekonominin işlemesi yani ekonominin aksayan taraflarının (mesela cari açık veya tasarruf oranı) düzelmesi de o kadar engellenmiş olur.

Türkiye’nin önde gelen bankalarından Yapı Kredi % 8’in üstünde faiz ödemeyi üstlenerek dolarlı “sermaye benzeri 10 yıllık tahvil” ihraç etti. Aynı gün Türk Devleti de % 5 faizli dolar tahvili çıkardı. Dünyadaki faiz oranlarına bakınca, bu rakamlar fahiş duruyor. Türkiye’de faizi ve kurları tartışanlar “dual currency” gerçeğini görmezlik edemezler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder