9 Şubat 2016 Salı

MALI ÜRETEMEZSEN, FİYATI ÜRETİRSİN!

TUĞRUL BELLİ - ŞUBAT 2016

Yüksek enflasyona esas olarak ekonominin üretimsel imkanlarının zorlanması sebebiyet verir. Evet, kuraklık, ağır kış şartları, enerji ve emtia fiyatları, paranın değer kaybı vs. de fiyat seviyesi üzerinde hiç kuşkusuz etkili olur. Ancak, bu etkiler hemen hemen her zaman bir, haydi bilemediniz 2 dönem için geçerlidir. Halbuki, Türkiye yaklaşık 40 senedir daimi yüksek enflasyonla yaşamakta. 12 sene öncesine kadar enflasyon çift haneli seviyelerdeydi. Son 12 senedir ise yüzde 8.5 ortalama etrafında seyrediyor...

KAPİTALİZM, İŞ BÖLÜMÜ DEMEKTİR

EGE CANSEN - ŞUBAT 2016

Marangoz için kereste, muhallebici için süt, şekerci için şeker, dönerci için et ne ise, bankalar için “para” da odur. Yani para, “parasal ürün” imalatçısı olan bankaların ham maddesidir. Banker Kastelli diye bilinen merhum Cevher Özden de işinde ham madde olarak kullandığı senet, tahvil, bono v.s. için “materyal” derdi. Bir gün geldi materyal akışı eksi bakiye vermeye başladı. Yani kurduğu sistem materyalsiz kaldı ve battı. Marangozda kereste, köftecide kıyma bulunması, işlerinin iyi gittiğini yani “kârlı” olduğunu göstermez. O malzemeler iş için oradadır. Bankada para olmaması felakettir. Ama bankada para bulunması, işin iyi yani işin “kârlı” gittiğinin kanıtı değildir. Para, işin icabı her bankada vardır. Ancak vatandaşın değerlemesine göre “mademki bankalarda para vardır, öyleyse bankacılık çok kârlıdır”. Hayır! Kazın ayağı öyle değildir.