11 Mayıs 2015 Pazartesi

FAZLA İSTİKRAR, İSTİKRARSIZLIK YARATIR

EGE CANSEN - MAYIS 2015 

Geçen gün, uydudan yayın alan TV’de geziniyordum. Kanallardan birinde New York’ta yapılan bir açık oturum canlı olarak yayımlanıyordu. Tartışma konusu “Japon Ekonomisi Nasıl Canlandırılır”. Oturumu Columbia Üniversitesi Japon Ekonomisi Enstitüsü tertip etmiş. Beş panelistin beşi de aynı üniversitenin iktisat profesörü. Aralarında tanıdık bir sima gözüme çarptı. Nobelli hınzır iktisatçı Stiglitz. 
Merakla izliyorum. Enstitü müdürü, fakülte dekanı, bölüm başkanı ve Japon asıllı yine Columbia hocası bir profesör anlatıp duruyorlar. Hepsi “ne şiş yansın-ne kebap” misali önermelerle, kendilerini müşkül durumda bırakacak “net” bir pozisyon almıyor. “Gerekli”, “dozunda”, “zamanında” gibi kaygan nitelemelerle alınabilecek önlemlerden bahsediyorlar. Aynen gündüz oynanan maçı gece yorumlayan futbol allameleri gibi, geviş getirip duruyorlar. Dediklerinden hiç biri aklımda kalmıyor. Derken sıra Stiglitz’e geldi. Bakalım ne diyecek diye pür dikkat kesildim. 

Stiglitz, iki şey söyledi: 1) Bugün zengin ülkelerin içine sürüklendiği “kalıcı durgunluk” (secular stagnation) yani tasarrufların, yatırımlardan fazla olması yüzünden milli gelirin artmamasının sebebi “kemer sıkma” (austerity) tedbirleridir dedi. Zengin ülkelerin “kemer sıkma” (denk bütçe-denk cari işlemler) politikası uygulamasının amacı da ekonomide istikrar sağlamaktır. Bu şimdi ters çalışmaktadır. 2) Dünyada arz değil, talep noksanı vardır. Tekrar bir büyüme döngüsü yaratmak için, zengin ülkelerde milli gelir ve milli servetin yeniden dağıtıma tabi tutulmalıdır. Karl Marks’a nazire, “Kapital” adlı yeni bir kitap yazan Fransız İktisatçı Thomas Piketty de aynı şeyi söylüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder