30 Nisan 2015 Perşembe

AKP’nin seçim bildirgesi biraz da yapamadıklarının itirafı gibi!

TUĞRUL BELLİ - 30.04.2015

Son 15 gündür iki büyük partimizin seçim bildirgeleri medyada oldukça geniş yer tutuyor. CHP’nin ekonomi konusunda bazı iddialı politikalar ortaya koyması, seçim bildirgelerinin ekonomi ile ilgili kısımlarının önceki seçimlere nazaran daha çok tartışılmasına sebep olmuş durumda. Bu, başlı başına sevindirici bir gelişme. Öte yandan, bu durum kamuoyunun partilerin kısır ve hamasi siyasi söylemlerinden daha çok, son 3 yılda darboğaza girmiş olan ekonomi ile ilgili vaatlerini önemsediğini göstermesi açısından da önemli.

24 Nisan 2015 Cuma

Beklentiler paralelinde karar, doğru karar anlamına gelmez

TUĞRUL BELLİ - 24.04.2015

Dün Merkez Bankası tamamen beklendiği gibi faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmedi. Ancak beklentinin gerçekleşmesi MB’nin doğru adım attığı anlamına gelmiyor. Halbuki son günlerde ortalama fonlama faizini yükseltiyor olması, TL üzerinde baskının devam ettiğini göstermekteydi. Bu noktada, MB’nin az da olsa (örneğin borç verme oranında) bir artışa gitmesi, TL’yi başıboş bırakmayacağını işaret etmesi anlamında daha doğru bir politika olacaktı. Nitekim karardan sonra kurlarda ve tahvil faizlerinde artış meydana geldi.

16 Nisan 2015 Perşembe

Artan riskler yurtiçi kaynaklı

TUĞRUL BELLİ - 16.04.2015

Sene başında (8 Ocak) kaleme aldığım bir köşe yazısını şu cümlelerle sonlandırmıştım: “Evet, önümüzdeki dönemde döviz kurunda dalgalanmalar olacak, hatta zaman zaman bu dalgalanmaların boyutu rahatsız edici seviyelere de çıkabilecektir. Öte yandan, düşük gitmeye devam eden ekonomik büyüme ile birlikte, halı altında saklanan bir takım riskler ortaya çıkmaya, bu durumun yansımasını da özellikle finansal kesim bilançolarında görmeye de başlayabiliriz. Ayrıca, kısa sürede çözümlenmesi imkansız gibi gözüken bir İŞİD ve Suriye sorunu ve bununla birlikte ciddi bir mülteci problemi de var. Bu durumun da önemli maliyetleri olacak. Ancak, her şeye rağmen, ..., Türkiye ekonomisinde önümüzdeki dönemde ciddi bir kriz riski öngörmek doğru olmaz.”

9 Nisan 2015 Perşembe

Neden ‘düşük faiz-yüksek kur’ politikası çalışmaz?

TUĞRUL BELLİ - 09.04.2015

Düşük faiz iyi bir şeydir. - Evet, tabii ki “ceteris paribus” (diğer değişkenler sabit olmak kaydıyla) düşük faiz iyi bir şeydir. “Yüksek kur (rekabetçi bir reel kur anlamında) iyi bir şeydir.” - Evet, tabii ki, özellikle gelişmekte olan bir ekonomi açısından iyi bir şeydir. “Faizleri düşürmek kurun yükselmesini sağlar.” - Evet, faizleri düşürmek kurun yükselmesini sağlar. (Bugün euronun dolara karşı zayıflamasının ana nedeni iki para birimi faizleri arasında yakın gelecekte daha da açılması beklenen makas değil mi?) O zaman, gelin biz de faizleri düşürelim, kuru yükseltelim. Hop, bir dakika! Maalesef ekonomi politikalarını bu kadar basit bir Aristo mantığı çerçevesinde uygulamak mümkün değil.

8 Nisan 2015 Çarşamba

FİLİN HAMİLELİĞİ 22 AY SÜRER

EGE CANSEN - NİSAN 2015 

Ekonomi, hayatın kendisidir. Hayatta ne gibi kurallar varsa, ekonomide o kurallar geçerlidir. Bu kurallardan biri de “oluşum” ve “dönüşümlerin” zamana bağlı olmasıdır. Sıfır zamanda, sıfır şey olur.Büyük şeyler uzun zamanda, küçük şeyler kısa zamanda oluşur. Depremin bir anda ortaya çıkması için, zeminin altında 30-40 yıl enerji birikmiş olması gerekir. Rahmetli hocam Fuat Çobanoğlu “olma” ve “oluşma” farkını İngilizce “being and becoming” şeklinde ifade ederdi...

BUGÜNKÜ ŞARTLARDA FED NE KADAR FAİZ ARTIRABİLİR?

TUĞRUL BELLİ - NİSAN 2015

“ABD Merkez Bankası Fed’in faiz artırımı Haziran’da mı, yoksa Sonbahar’da mı olacak, olacaksa da devamında 2004’teki gibi kademeli artışlar gelecek mi?” sorularının gündemi büyük ölçüde işgal ettiği bu günlerde, küresel ekonominin gerçekten de bir normalizasyon sürecine dönüp dönmediğini etraflıca sorgulamak gerekiyor.
AB ve Japonya’daki durgunluk, euro’nun hızlı değer kaybı, kurlardaki artan oynaklık ile birlikte kur savaşı söylemlerinin yeniden tedavüle çıkması, gelişmekte olan ülkelerin zayıf performansı ve son 20 yılın büyüme motoru Çin ekonomisinin bile karışık sinyaller vermekte olması işlerin pek de iyi gitmediğini göstermekte. Peki, bütün bu küresel zayıflıklara karşın, ABD ekonomisi gerçekten çok iyi bir durumda ve diğer bütün ülkeleri de büyüme sathına çekecek kadar güçlü mü? Bu konuda da tereddütlerim var doğrusu... 

2 Nisan 2015 Perşembe

Buna da şükür mü diyelim?

TUĞRUL BELLİ - 02.04.2015

Salı günü açıklanan büyüme rakamı piyasa tahminleriyle neredeyse birebir uyuştuğu için fazla bir sürpriz içermiyordu. Neticede 2014 yılı büyüme hızımız %2.9 olarak gerçekleşmiş bulunuyor. Hükümet ise son olarak Ekim ayında açıkladığı Orta Vadeli Plan’da 2014 büyümesini %3.3 olarak öngörmüştü. Ancak, böyle bir büyümenin sağlanması için son çeyrek büyümesinin en az %4.5 olması gerekiyordu ki, son çeyrekteki büyüme (tahmin edildiği gibi) % 2.6’da kaldı.