15 Mayıs 2013 Çarşamba

REEL FAİZ, EKSİ FAİZ VE TASARRUF

EGE CANSEN - MAYIS 2013
Türkiye’de bir süredir bazı vadeli mevduat artık reel faiz kazanmamaktadır. Vadesiz zaten garibandır. Peki, eksi veya negatif “reel faiz” ne demektir? Eğer bir anaparanın kazandığı vergi sonrası net faizin oranı, aynı dönemde oluşan enflasyon oranınının altında ise ortaya negatif faiz çıkar. Bu, enflasyonun sebep olduğu anapara aşınmasının, reel faizden düşük olması halidir. Unutulmasın, enflasyon, hem tahakkuk eden nominal faizi hem de nominal anaparayı aşındırır. Enflasyon kaybı bu ikisinin toplamına eşittir. 
Nominal, yani görünen faiz her zaman artıdır. Ama reel faiz her zaman artı olmayabilir. Sebebi, yukarıdaki açıklamada var. Ancak bir kişi, mevduat hesabına para yatırdığı gün, ona bankanın vermeyi vaat ettiği faizin “eksi” mi yoksa “artı”mı olacağını tahmin edebilir ama önceden bilemez. Çünkü, enflasyondan arındırılmış faiz oranını hesaplamak için vaat edilen faizin tahakkuk edeceği gelecek dönemde oluşacak enflasyonu da bilmek gerekir. Ne varki nominal faiz önceden söylenebilir ama enflasyon söylenemez. Bu yüzden reel faiz hesabı ancak faiz dönemi sonunda yapılabilir. “Yüksek faiz, tasarrufu teşvik eder” şeklinde sıkça tekrarlanan bir önerme vardır. Bazı durumlarda kişiler “şimdi almayayım, sonra alayım; faiz kadar kazancım olur” diye düşünür. Bu satın alınacak şeyin fiyatının artmayacağı varsayımına dayanır. Bu da genellikle olmaz. Yaşanan tecrübeler, faiz oranı ile “ulusal tasarruf oranı” arasında hiç bir ilinti olmadığını göstermektedir. Hatta bazan tersi bile varittir. Faiz, tasarrufun miktarını değil, yatırımın yerini ve yönünü etkiler. Göreceksiniz eksi reel faiz tasarufu azaltmayacaktır.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder