18 Nisan 2013 Perşembe

TurkishBank UK Genel Müdürü David Steward Röportajı

TurkishBank Grubunun İngiltere’de yerleşik olan bankası TurkishBank UK’in yeni Genel Müdürü David Stewart’ın bu röportajı, Dünya Gazetesinin Nisan 2013 tarihli “Ayrıntılardaki İngiltere” ekinde yayınlanmıştır:

David Stewart Turkish Bank UK Ltd.’ye kısa süre önce Genel Müdür olarak katıldı. Daha önce Harrods Bank Londra’da Finans Kurulu Başkanlığı ve sonrasında Direktör ve Genel Müdürlük görevlerinde bulundu. Harrods Bank Londra’daki görevinden önce ise İngiltere’nin en köklü bankalarından, Raphaels’de Finans Direktörü, Direktör ve Genel Müdür olarak çalıştı ve bankacılık sektöründe yönetici seviyesinde yaklaşık 30 yıllık bir tecrübesi oldu. 
LSE ekonomi bölümünden lisans diplomasını alıp MBA yapan Stewart, donanımlı bir bankacı ve muhasebecidir. Ekonomiye ilişkin yüksek ilgisini muhafaza etmesinin yanı sıra, iki özel bankada çalıştığı sürede müşteri servisinin en iyi seviyede profesyonel bir şekilde sağlanabilmesine özellikle yoğunlaşmıştır. TurkishBank UK, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’taki TurkishBank A.Ş.ve Türk Bankası Ltd. İle aynı finansal grup bünyesinde yer almaktadır. Grup bankaları ile arasında yakın ilişkiler vardır. 

TurkishBank UK, bireylere ve İngiltere, Türkiye ve KKTC’de faaliyet gösteren şirketlere yönelik müşteri odaklı hizmetler sunmaktadır. Bu hizmetler Hazine ve High Net Worth Relationship Banking bölümüye verilmektedir. TurkishBank UK, aynı zamanda, Londra’daki 6 şubesi ve İngiltere genelindeki TBUK Direkt operasyon kanalı ile İngiltere’de yaşayan Türk topluluğuna bankacılık hizmeti vermeye odaklanmıştır. 

Neden Turkish Bank’a katıldınız?
Eski görevimden memnundum ancak TurkishBank’a genel müdür olarak geldim. Olanaklardan ve tanışma fırsatı bulduğum insanlardan olumlu enerji aldım. Uzun zaman önce Türkiye’yi ziyaret ettiğimde, kültüre, tarihe ve özellikle de Atatürk’e karşı duyulan saygıya ve insanların sıcakkanlılığına hayran olmuştum. 

Bu son birkaç ayda gayet isabetli bir karar verdiğimi anladım, pozisyon ve Banka beni kesinlikle hayal kırıklığına uğratmadı. Aynı zamanda çok saygı duyduğum Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Börteçene’nin olumlu desteği bana çok yardımcı oluyor. Ayrıca benden önce bu görevi yürüten yönetim kurulu üyelerinden Bob Long’un güzel tavsiyelerini de alıyorum. İlaveten, yeni bir yönetim şekline adapte olma konusunda hevesli bir personel kadrosuyla karşılaştım. 

Bugünkü Ekonomik Durumu Nasıl Değerlendiriyorsunuz?
Öncelikle fikirlerimin sadece bana ait olduğunu ve Banka’nın görüşlerini yansıtmadığını belirtmek isterim. Bu konuyla ilgili olarak ihtiyatlıyım, işaretler umut verici ancak hala bazı ülkeler için yavaş büyüme ve yüksek borçlanma gibi sorunlar var. Uzak Doğu’da görülen büyüme olmadan, Avrupa bu evrensel konularla ilgili zorluklar yaşayabilir. Son öngörüler, Avrupa Birliği’nin güç merkezi Almanya’nın dahi küresel ihracat piyasalarındaki güçsüzlük nedeni ile gerileyeceği yönünde. 

Avrupa Birliği Hakkındaki Görüşleriniz Neler?
Türkiye’nin gelecekte Avrupa İlişkilerinde güçlü bir katılımcı olması gerektiğine dair inancım tam ve bu konuyu şiddetle destekliyorum. Ancak, Avrupa Komisyonu’nun ya da Parlamentosu’nun maaşlar, giderler ve harcamalar üzerindeki zayıf kontrolünün Avrupa imajına olumlu bir etkisi olduğunu düşünmüyorum. Hangi organizasyon olursa olsun, denetçileri hesaplara imza atmayı reddediyorsa, orada acil bir reform yapılması gerekmektedir. İngiltere’nin bu tartışmaya olumlu bir katkısı olacağına inanıyorum. 

Önümüzdeki 5 yıl içerisinde Bankacılıkta Ne Gibi Zorluklar Bekliyorsunuz?
Büyümenin finansmanını sağlayabilmekten artan regülasyonların yönetimine birçok zorluk var. İş hayatı nasıl bir değişimden geçiyorsa, regülasyon da aynı süreci yaşıyor. Kriz öncesi regülasyonlardaki gevşekliğin doğurduğu başarısızlığın sonucu olarak regülasyonlarda aşırıya kaçma dönemindeyiz.

Yukarıda bahsettiğimiz regülasyonlardaki artış, bankaların sermaye ve likiditeleri için bazı zorunlulukları da beraberinde getirmiştir, ancak bu gelişmeler bankaların ekonominin canlanmasına verecekleri katkıyı sınırlandırmaktadır. Turkish Bank likidite ve sermaye yeterliliği konusunda her zaman temkinli bir pozisyon almıştır. Bunun sonucunda, diğer bankalar kaldıraç oranını azaltırlarken, Bankamız güçlü bir finansal pozisyonu nedeniyle kredi portföyünü genişletebilmiştir.

Dikkat edilmesi gereken diğer bir alan da risktir. Geçmişte, bankacılar hatalı bir strateji ile ağırlıklı olarak kredi risklerine odaklanlandılar. Ancak, bütün risk türlerine daha kapsamlı odaklanma artan regülasyonların pozitif bir sonucudur. Gerçek şu ki bankacılık riskli bir iştir ve risk ile kazanç arasında bir denge vardır. Küçük bankalar büyük bankalara kıyasla genellikle daha fazla risk karşıtıdırlar ve ekonomi de ters işaretler var ise daha fazla teşvik edici yaklaşımlar yaratması açısından üst yönetim de aksiyon almaya daha yakındır. “Anlamıyorsak yapmayalım” sloganının çalıştığım bankalara hizmet ettiği kanaatindeyim. Daha çok banka bu stratejiyi uygulasaydı eğer, belki de Barings’den (1995’den), yeterince anlaşılmayan yüksek faizli mortgage tahvilleri nedeniyle ortaya çıkan son finansal krize kadar birçok başarısızlık yaşanmayacaktı.

Yeni Bir Yönetim Şeklinden Bahsettiniz-Nasıl Tanımlarsınız Bu Yönetim Biçimini?
Benden önce bu görevi yürütenlerden bazı konularda çok farklı değilim. Mesela Bob Long’un bana örnek teşkil ettiğini ve bu konudaki deneyimlerini halen bana aktarmaya devam ettiğini söyleyebilirim. Ancak ben insanları zorlamayı, belirli bir çerçevenin dışında düşünmeyi ve kalıplaşmış düşünceleri bırakmalarını isterim. Ölçülü yapılmadığı takdirde değişim belirsizliklere neden olup, büyük bir demotivasyona yol açsa da değişim ve değişme isteği iş hayatını ileri taşıyan unsurlardır. Birçok şeyde olduğu gibi dengeyi doğru bir şekilde yakalayabilmek bir sanattır. Ben aynı zamanda insanları teşvik etmekten, gelişimlerine ve kariyer planlamalarına yardım etmekten dolayı gurur duyuyorum. 

Gelecekte Ne Görüyorsunuz?
İyimserim. Müşterilerine daha yakın, onların gereksinimlerini daha iyi anlayabilen ve zor zamanlarında onlara daha fazla destek olabilen küçük bankaların ekonomideki rollerinin önemli olduğunu düşünüyorum. Hizmet verdiğimiz Türk topluluğunun çok kuvvetli bir girişimci özelliği var. Bu da bir topluluk bankası olarak Turkish Bank’a güzel imkanlar sağlıyor. Verdiğimiz hizmetin kalitesine göre banka olarak yaşarız ya da varlığımızı sürdüremeyebiliriz. Ben bütün çalışanlarımızın mükemmel standartlarda hizmet vermek için çabalayacağına inanıyorum. Bu standartlar Bankacılık İlişkileri Departmanı tarafından örneklendirilmiştir ve sağladığımız hizmetlerin bazı detayları özellikle potansiyel müşterilerimizin yararına olabilir, şöyle ki;

• İngiltere’de emlağa yatırım yapmak isteyenler
• İngiltere’de birikim yapmak isteyenler (İngiltere dışından gelen mevduatlardan vergi ücreti alınmamaktadır.)
• İngiltere’de yaşayanlar 
• İngiltere’de yaşayan veya okuyan çocukları olanlar 
• İngiliz şirketlerle çalışan/ticaret yapan Türk firmaları 

Bu Departmanımız 2009 ylında kurulmuştur.
İngiltere dışından gelen bütün hesapların sahipleri ve İngiltere’de yaşayanlar HNWI profili ile bu birimde hizmet görürler. 
• Bireysel ve Finansal Bankacılık 
• Vadeli Hesaplar
• Döviz Hesapları
• Döviz, Yurtiçi ve Uluslararası Para Transferleri 
• Kredi Kartı, ATM Kartı, İnternet Bankacılığı 
• Mortgage Hizmetleri 
• Ticari Krediler 
• Asistans Hizmetleri

İletişim : Sidem Onan & Asli Atacan
Tel : 00 44 207 939 92 45 / 00 44 207 939 9257

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder