18 Nisan 2013 Perşembe

TurkishBank UK Genel Müdürü David Steward Röportajı

TurkishBank Grubunun İngiltere’de yerleşik olan bankası TurkishBank UK’in yeni Genel Müdürü David Stewart’ın bu röportajı, Dünya Gazetesinin Nisan 2013 tarihli “Ayrıntılardaki İngiltere” ekinde yayınlanmıştır:

David Stewart Turkish Bank UK Ltd.’ye kısa süre önce Genel Müdür olarak katıldı. Daha önce Harrods Bank Londra’da Finans Kurulu Başkanlığı ve sonrasında Direktör ve Genel Müdürlük görevlerinde bulundu. Harrods Bank Londra’daki görevinden önce ise İngiltere’nin en köklü bankalarından, Raphaels’de Finans Direktörü, Direktör ve Genel Müdür olarak çalıştı ve bankacılık sektöründe yönetici seviyesinde yaklaşık 30 yıllık bir tecrübesi oldu. 

Demir Leydi'nin Ardından

TUĞRUL BELLİ - 11.04.2013
Herhalde Thatcher, 2004'de ölen Reagan gibi, şu son küresel kriz öncesinde vefat etmiş olsaydı hakkında yazılanlar çok daha olumlu olacaktı çünkü kendisi Reagan ile birlikte bugünkü krizin tohumlarını atan neo-liberalist politikaları hayata geçiren iki devlet adamından biri olarak da hatırlanmakta. (Hoş, Reagan'ın politikaları daha çok sözde kalırken, Thatcher çok daha aktif ve toplumu derinden değiştirici politikalar izlemişti.)

Cari Açık = Ele Muhtaç Bir Ekonomi

TUĞRUL BELLİ - 04.04.2013
2012 yılı büyümesi %2.2 gibi oldukça düşük bir oranda gerçekleşti. Bu denli düşük bir büyüme oranına karşın % 6.0 gibi hatırı sayılır yükseklikte bir cari açık vermiş olmamız insanı ister istemez bu durumun sürdürülebilirliği üzerine düşünmeye sevk ediyor. Öncelikle baştan şu tesbitleri yapalım: 

ALMANYA EURO’YU YAŞATACAKTIR

EGE CANSEN - NİSAN 2013
Federal Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schauble bundan bir süre önce Euro’nun geleceği ile ilgili görüşlerini Alman Devletinin bir nevi yayın organı olan DE dergisine anlatmış. Ben, bu dergideki söyleşiyi okudum. Çıkardığım sonuç, Almanya’nın Avrupa Para Birliği’nin yani Euro’nun dağılmasına izin vermeyeceğidir. Bu konuda Almanya’nın en yakın destekçisi Hollanda’dır. Almanların yönetim felsefesi, her şeyi kurallara bağlamaktır. Yani mesele ne kadar acil olursa olsun, buna karşılık hukuk sistemi ne kadar yavaş çalışırsa çalışsın, yine de “Hukukun Egemenliği” (Rule of Law) ilkesinden vazgeçmemektir. 

Cansız ve Ürkek Bir Büyüme!

TUĞRUL BELLİ - 28.03.2013
Türkiye'nin büyüme hızı 5 çeyrekten beri giderek azalmaktaydı. Henüz açıklanmamasına rağmen eldeki veriler geçen senenin son çeyreğinde de büyümenin %1.5 gibi düşük bir hızda gerçekleşmiş olduğuna işaret etmekte. Herhangi bir ekonomik kriz söz konusu olmadan ve hatta sene içinde dış kaynak girişlerinde önemli artışlar kaydedilirken, art arda 4 çeyrek düşük bir büyüme oranı yaşanması Türkiye'nin daha önce pek tecrübe etmediği bir gelişme oldu. Büyüme oranındaki düşüş önceki sene ekonomideki aşırı ısınma ve bununla birlikte cari açığın %10 seviyesine çıkmış olmasının yarattığı riskleri dizginlemek amacıyla MB'nın bir dizi para politikası ve makro-ihtiyati tedbiri devreye sokması sonucunda bir anlamda "istemli" bir şekilde gerçekleştirildi. Sonuçta, geçen sene Türkiye %2.5 gibi trend büyüme hızının oldukça altında bir hızda büyürken, enflasyon ve cari açık gibi verilerde "göreceli" bir iyileşme sağlandı.

Güney Kıbrıs'da Kaçınılmaz Sona Geldi!

TUĞRUL BELLİ -  21.03.2013 

Özellikle Yunanistan'ın içine düştüğü ağır kriz ortamından sonra Güney Kıbrıs'ın benzer bir duruma sürüklenmesi sadece bir zaman meselesiydi. Nitekim, kötüleşen ekonomik durum sonucunda geçtiğimiz Haziran ayında 3 büyük derecelendirme kuruluşunun Güney Kıbrıs'ın rating'ini "yatırım yapılamaz" (junk bond) seviyesine çekmesi sonucunda Kıbrıs bankaları fon temini için ellerindeki devlet kağıtlarını teminat olarak kullanma olanağını da yitirdiler. Bankalar Kıbrıs Merkez Bankası'ndan Acil Likidite Yardımı almak zorunda kaldılar. (Tabii bu yardım AMB'nin Yürütme Kurulu'nun izniyle ve AB fonlarıyla sağlandı.)